
Dün yiğenlerim bendeydi, bunu görünce aaaa çam ağacı mi aldınız, dediler. Yok dedim bunlar tavuskuşu kanadı ağacı 😁 Çok hoşlarına gitti. Böyle bir ağaca her yerde denk gelinmez biraz yaratıcılık gerekir 😊
İnsan olmanın bize getirdiği birçok şey varken en önemlisi ve hayatımızı en çok etkileyeni eksiklerimize odaklanmak oluyor çoğu zaman. Bu bakış açısı bizi harekete geçiriyor, öğrenmemizi, çalışmamızı sağlıyor. Bu hissiyatla yola çıkıyoruz kendimize hayata birşeyler katmak için.
Yaradılışımız gereği böyleyiz, her insanda var bu his. Yok ben kendimi hiç eksik hissetmiyorum Allah’a şükür her şeyim fazla fazla var diyen de eksikliğini görme eksikliğine sahip oluyor. O görmüyor ama diğerleri görüyor. Dediğim gibi bu his hepimize ait ancak bununla ne yaptığımız bize şekil veriyor. Kendimize neler katıyoruz hayata bunu nasıl yansıtıyoruz. Bir örnekle açıklayayım bunu. Bir parça toprağım var üzeri dımdızlak, yazın güneşi yakıyor beni kışın yağmur çamur hak getire. Birşeyler eksik diyorum ne olsa bana iyi gelir, bir ağaç olsa güzel olur diyorum ama ben sebze de yetiştirmek istiyorum o zaman ona göre bahcemi oluşturayım. Ama meyve de olsun. Peki. Sonra ama çokça ağaçla sebzenin aynı anda yetismeyecegini düşünüyorum. Şekillendiriyorum o anki ihtiyaçlarıma göre. Hepimiz bir parça toprağa sahibiz kimimizinki dımdızlak kimimizinki atalarımızdan kalma ekilmiş ağaçlarla dolu. Olsun yine de bizim bahcemizi bizim ihtiyaçlarımız şekillendiriyor. Hiçbiri tam değil mutlaka bir eksik gedik oluyor.
İşte bu bahçeler gibiyiz biz de . Mutlaka bir eksiğimiz oluyor. Olmalı da. Onunla ne yaptığımız önemli. Vay benim niye zeytin ağacım yok diye sızlanan elma ağacı sahibi ne zeytine fayda sağlar ne zeytini ona. Hepimizin secebildiği ve secemediği şeyler var . Bunları iyi analiz edip yaşamak lazım. Bende elma varsa ve iklimin, toprağım, becerilerim, ihtiyaçlarım elmaya elverisliyse elma yetiştiririm. Zeytine de uyum sağlarım ve o bana elmadan daha faydalı dersem de olur. Ancak her ikisi için de biraz zahmete girmek lazım. Sızlanmak en başında ben birşey yapmak istemiyorum benim isteklerimi yerine getirin ben canımın isteklerine kulak vereyim demek.
Bazen de herşey yolunda olsa bile yapacak gücümüz olmayabilir o zaman da sızlanma halinden şükür haline geçmek gerekir. Şükür halinde olanın elması da çok güzel olur kendi de. İsteği elma olmasa bile. Çok da keyif alır o elmalardan.
Şimdi gelelim ağacıma. Onun ağaç olması sürecinin çok arka planında birşeyleri kabul etme, düzene koyma, sabretme ve sevme var. Hepimizin bir ağacı vardır neyden olduğu size kalmış. Sahip olduklarımızı sevmek, seveceğimizi düşündüğümüz birşeyi beklemekten her zaman daha iyidir.
Sevmek bir eylemdir beklemek ise eylemsizlik. Tercih bizim😊